Nasıl YapılırYiyecek - İçecek

Zeytin Yaprağı Çayı Faydalı mı?

Giritliler tarafından keşfedilen zeytin; yağından yaprağına kadar her şeyinde yüksek oranda fayda var. Akdeniz ikliminde yetişen zeytin ağaçlarında bulunan  zeytin yaprağı kurutulup genellikle bitkisel çay elde edilir. Binlerce yıl doğal sağlık ilacı olarak kullanılır. Antik Yunan zamanından beridir. Zeytin yaprağı barışı temsil eder. Genellikle zeytin yaprağı cilt sorunları için kullanılır. Ezilip krem haline getirilen yapraklara zeytin yağı da eklenip yaralara sürülerek yaranın mikrop kapması önlenir. Birçok hastalığa şifa sağladığından çok sık kullanılan besinler arasında yer alır. Saray sultanlarının güzellik sırlarından biri de zeytin yaprağıdır. Sultanların çoğu zeytin yapraklarını yıkandıkları suya eklerlermiş. Ayrıca yaprakları ezip maske benzeri uygulamalarla ciltlerinin daha parlak ve sağlıklı görünmesini sağlarmış. Günümüzde ise zeytin yaprağının zayıflatmaya yardımcı olmasından dolayı sıklıkla tüketilir. 

Zeytin Yaprağı Çayı

ENDER SARAÇ’TAN VİRÜS KARŞITI ÇAY!

Kilis’te düzenlenen Zeytin ve Zeytinyağı tanıtımı günlerine katılan Doktor Ender Saraç, korona virüs ve diğer gribal virüslere iyi gelebileceğini iddia ettiği çay tarifi verdi. Limon, zahter, sarımsak ve zeytin yaprağı gibi besinlerin içeriğine eklendiği çayın tam bir anti bakteriyel ve antioksidan etkisi olduğunu vurguladı. Tansiyonu düşürerek virüslerle daha kolay savaşıldığını belirten Saraç, “Bu çay hem kan şekerini düşürecek, damarları açacak müthiş bir çay, insülin direncine birebirdir. Aromatik bitkileri demlediğimiz zaman muhakkak üzerini kapatıyoruz. Aromatik yağlar içerisinde kalsın diye, bu çay tansiyonu düşürür, kolesterol düşürür, damar açar, korona virüse, hatta mantar ve diğer mikroorganizmaların üremisini yavaşlatır. İnsülin direncine iyi gelen, pandemi süresince aldığımız kiloları geri vermeye yardımcı olacak olan müthiş bir çay formülüdür. İçerisine direnci arttırmak için bir parça limon koyuyoruz. Herkes evinde yapabilir” şeklinde konuştu. 

ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYININ YAPIMI

Kurutulmuş zeytin yaprağı da diğer bitki çayları gibi yapımı oldukça basittir. Kaynamış bir su bardağının içine 5 yaprak kurutulmuş zeytin yaprağı ekleyin. 10 dakika demlenmesini bekleyin. On dakika sonrasında süzerek tüketebilirsiniz. Uzmanların çoğu günde bir su bardağı tüketilmesinin daha faydalı olacağını vurguluyor. 

Zeytin Yaprağı Çayı

ZEYTİN YAPRAĞI ÇAYININ FAYDALARI NEDİR?

  • Vücudun kısa sürede toksinlerden ve virüslerden arınmasını sağlar. Kandaki iltihabı temizler.
  • Kortizol hormonunu azaltır. Böylece depresyon ve stres gibi sağlık sorunlarının yaşanmasını önler. 
  • Cilt hücrelerini hızla yeniler. Daha parlak ve canlı görünmesini sağlar. Aynı zamanda saç köklerini besler. Özellikle dökülmesini önleyen etkili doğal yollardan biridir. 
  • Eski yıllarda sıtma hastalığının tedavisinde kullanılmıştır. 
  • Tansiyonu düşürür. Kandaki şeker miktarını dengeler. 
  • Kötü kolesterolü düşürdüğünden kalp ve damar hastalıklarının oluşma olasılığını düşürür.
  • Hem vücudun içinde bulunan hem de cilt yüzeyinde oluşan mantarlara fayda sağlar. Zeytin yaprağı çayı soğuduktan sonra mantar ya da egzama gibi yerlere dökülebilir. 
  • Çok güçlü bir antioksidan olduğundan kanser hastalıklarını önler. Oluşmuş olan hücrelerin sayısını azaltır. 

Bu konuda Teyit.org Araştırması Şu Şekilde

Zeytin yaprağının korona virüse karşı etkili olduğunu kanıtlayan bilimsel bir araştırma bulunmuyor.

İddiada belirtilen kanıtlar, bilimsel verilere değil bireysel gözlemlere dayanıyor.

Çok fazla zeytin yaprağı tüketimi, kronik rahatsızlığı olan kişiler için riskli olabilir.

25 Kasım 2020’de Yeni Şafak gazetesinin manşetinde yer alan bir haberde, zeytin yaprağının Covid-19’un bulaşını engellediği ve tedavi sürecinde iyileşmeyi kolaylaştırdığı iddia ediliyordu.

25 Kasım 2020 itibariyle Covid-19 tedavisinde etkinliği kanıtlanmış bir ilaç ya da aşı bulunmuyor. Ancak iddia, zeytin yaprağı ve yeşil zeytinde bol miktarda bulunan olyuropein (oleuropein) maddesinin korona virüsün bulaşını önlediği ve tedavi ettiği fikrine dayanıyor. Oleuropein, doğal bir antioksidan bileşen ve zeytin yaprağında da bolca bulunuyor.

İddia bilimsel verilere değil anekdotal gözleme dayalı 

Yeni Şafak’ta yayınlanan haberde, iddialara kaynak olarak hiçbir bilimsel çalışma gösterilmemiş. Haberin devamında “araştırmalar” olarak bahsedilen ise anekdotal gözlemler. İki özel şirket ve İstanbul’daki üç hastanede düzenli olarak zeytin yaprağı çayı içildiği ve zeytin yaprağı tüketilen fabrikalarda Covid-19’un bittiği söyleniyor. 

“Fabrikada çalışan 460 kişiye günde üç defa zeytin yaprağı çayı ikram edildi. Sonuç yine şaşırtıcı oldu, vakalar sıfırlandı. Sadece bir kişi Kovid-19’a yakalandı, o personelin de zeytin yaprağı çayı içmediği belirlendi” 

Burada bilimsel metot açısından birden fazla sorun var: 

  • Tek tek bireylerin gözlemlendiği vaka çalışmaları da bilimsel olarak yürütülebilir. Ancak bu “sistematik gözlem” çalışmalarında, sonucu etkileyebilecek diğer tüm değişkenlerin elimine edilmiş olması gerekir. Örneğin bu fabrikada çalışanların hasta olmamasını sağlayacak diğer değişkenleri bilmiyoruz. 
  • Bu gözlem sistematik olarak yapılsaydı bile, bilimsel çalışmaları açıklama gücü açısından sıralayan kanıt piramidindeki yeri aşağılarda olurdu. Çünkü gözlemden elde edilecek sonuçlarla, sebep sonuç ilişkisi kurmak olası değil. 
  • Yani bu gözlem bilimsel koşullar oluşturularak yapılsaydı bile, “zeytin yaprağının koronavirüsü engellediği” gibi genel bir sonuca varılamazdı. 

Zeytin yaprağının Covid-19’a iyi geldiğini kanıtlayabilmek, zeytin yaprağı ve SARS-CoV-2 özelinde herhangi sistematik, mümkünse çift kör rastgele araştırmalar yürütülmesi, bu araştırmalardan elde edilen sonuçların birleştirilip yine sistematik olarak analiz edilmesi gerekirdi. 

Yani yürütülen çalışmanın bilimsel bir niteliği bulunmuyor. Anekdotal anlatımların tıbbi genelleme ya da tedavi yöntemi olarak sunulması doğru değil.

Teyit, konuyla ilgili bilgi almak için Balıkesir Varaka Kağıt Fabrikası ile görüştü. Yetkililer Albayrak grubuna ait fabrikalarda zeytin yaprağı çayı içmenin teşvik edildiğini söyledi. Yetkililer zeytin yaprağının Covid-19’u iyileştiren değil, koruyucu bir tedavi olduğunu, çünkü zeytin yaprağının bağışıklık kazandırdığını belirtti. Bu sayede fabrikada çalışan toplam 450 kişiden yalnız iki üç kişinin Covid-19’a yakalandığı da eklendi. Haberde bu rakamın bir olduğu söyleniyordu. 

Haberin devamında, zeytin yaprağının koronavirüse etkisine yönelik çalışma sonuçları ve diğer detayların 30 Kasım Pazartesi yayınlanacak Gerçek Hayat dergisinde anlatılacağı belirtilmiş. Ancak Gerçek Hayat, hakemli bilimsel bir yayın değil. Yani sonuçların bu dergide yayınlanması çalışmayı bilimselleştirmeye yetmiyor. Dahası bu dergideki bazı yazılarda, 5G ile ilgili komplo teorilerine de yer verilmiş.

Viral enfeksiyona iyi gelen bileşen Covid-19’a iyi gelmeyebilir

Covid-19 ve zeytin yaprağı arasındaki ilişki üzerine yapılmış bir araştırma mevcut değil. Bazı araştırmalar zeytin yaprağının antiviral etkiye sahip olduğunu gösteriyor; bitkinin Covid-19’u önlediği iddiası da buradan kaynaklı olabilir. Ancak zeytin yaprağının bilhassa Covid-19’a iyi geldiği gibi bir çıkarım yapmak olası değil. Covid-19’a sebep olan SARS-CoV-2 virüsü, genom yapısı, semptomları ve ölüm oranıyla diğer viral enfeksiyonlardan farklı. Her antiviral nitelikli besin Covid-19’u önleyemeyebilir.

Zeytin yaprağı üzerine yapılan bazı bilimsel çalışmalar, zeytin yaprağı ekstresinin antioksidan olduğundan yararları olabileceğini düşündürüyor. Bunlar arasında, kan basıncını düşürmesi, kolesterol seviyelerini iyileştirmesi ve insülin duyarlılığını azaltması var. Ancak yine de, bu alanda yapılan çoğu çalışmanın hayvan deneyi olduğunu unutmamak gerek. Bilim insanlarının bu bulguları doğrulamak ve zeytin yaprağı ekstresi almanın uzun vadeli güvenliğini belirlemek için insanlarda daha büyük ölçekli bilimsel çalışmalar yapması gerekiyor. 

İnsanlar üzerinde deneyleri yapılan araştırmaların ise örneklem boyutu epey küçük. Kaldı ki, bu faydaların hiçbiri de Covid-19 ile ilişkili değil. 

Kısacası, zeytin yaprağı çayının, bitki çayı olarak uygun dozda tüketilmesi durumunda vücuda faydası olabilir. Ancak “mucize” bir gıda olarak koronavirüse karşı etkili değil. Bu durumda zeytin yaprağı ilaç ya da tedaviden ziyade bir besin takviyesi olabilir.

Aşıların yan etkisi virüsün kendisinden daha tehlikeli değil

Haberde yer alan bir diğer problemli nokta ise, modern tıbbın koronavirüs salgını konusunda aciz kaldığının söylenmesi ve peşi sıra aşıların yan etkileri bilinmediğinden güvensiz olarak nitelendirilmesi. Aşılar 20. yüzyılın en büyük başarılarından biri olarak görülüyor ve yan etkileri uzun çalışmalar sonunda en aza indiriliyor. Daha önce hazırladığımız bir analizde, aşıların keşif sürecini aktarmıştık. Ayrıca, aşının yaratabileceği potansiyel yan etki, hastalığın yaratacağı riskten çok daha düşük.

Bununla beraber, aşılar, hastalığa karşı toplum bağışıklığının gelişmesi için kritik öneme sahip. Aşı yaptırmamak sadece bireyin kendisini ilgilendiren bir sorun değil, çünkü bireylerin aldığı aşılanmama kararı bütün toplumun halk sağlığını etkiliyor. Geniş kapsamlı aşılama yapılmadığında, bağışık toplam nüfusun oranı azalıyor ve hastalığın yaygınlığı artıyor. Yani aşılar geliştirilirken ortaya çıkan yan etkiler, hastalığın yaratacağı kolektif etkiden daha tehlikeli değil. 

Doğal olan her şey iyi olmayabilir

Doğallık saftası olarak da bilinen, her şeyin doğalının daha iyi olduğu düşüncesi doğru değil. Bu safsata çerçevesinde bir şeyin “doğal” olmasının, otomatik olarak o şeyin “iyi” olması anlamına geldiği düşünülebilir. Benzer şekilde, bir şey “doğal” değilse, “kötü” olması gerektiğine inanılır. Ancak bu noktada kullanılan maddenin miktarı, nasıl alındığı ve kişiye özel yan etkileri olup olmadığı her zaman ayrı bir sorgulama konusu olmalı. Bunun için “doğal olan her şey iyidir” mantığıyla yaklaşmak ve besin maddelerini sırf doğal oldukları gerekçesiyle bilinçsizce kullanmamak gerekiyor. 

Aynı şey zeytin yaprağı için de geçerli. Herhangi bir tansiyon ilacı, kan sulandırıcı ilaç kullanan veya şeker, tansiyon hastalığına sahip kişilerin zeytin yaprağı ekstresi almadan önce doktora danışması tavsiye ediliyor. Kontrolsüz kullanımda, ciddi solunum yolu alerjik reaksiyonları geliştirmek mümkün.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu